Yerel seçim dalgası

30.3.09


bir seçim gününü daha atlattık, sonuç hemen hemen aynı. İstanbul derbisinde kazanan taraf Kadir Topbaş oldu. Kılıçdaroğlu şimdi istediği platformda düelloya davet etsin, "başkanım" diye hitab edecek sonuçta. "aslında al birini vur öbürüne" bir seçimdi İstanbul için. ikisinden de gına geldi, "seçim bitse de şu sıfatları görmesek" diye iple çektik o günü. yok birisi çıkar "onun kardeşi şurayı dolandırdı" der, diğeri çıkar "o komşu kızına göz dikti yıllar evel" der falan. seçim propagandası adı altında dizi film döndürdüler aylardır. ama şöyle bir particilik oynayacak olursak eğer, sonuçta yine İstanbul'a ampuller hükmedecek.

Ankara halkı enteresan, hatta mazoşist. Melih Gökçek gibi bir adamı mahalleme muhtar yapmam. muhtar Adem varken Melih'e ne gerek var. içine etsin mi mahallenin? ama yine Melih yine Melih. bu işte bir iş var. bu ülkede şehrini yöneten insandan memnun olmayanlar, hatta nefret edenler, barıl barıl bağırıyorlar her platformda günlerce. ama şehrin yüzde 38ini kapsayan, oy veren, o adamı saltanatına devam ettiren insanlar evlerinin salonunda cigarayı yakıp tv karşısında kıs kıs gülüyorlar demek ki. kaypaklık değil mi bu peki? sonuçta Ankara da ampuldü ve ampul kaldı, yazık!

bir İzmirli olarak sonuca hiç şaşırmadım. İzmirliler genelde uzun floresan kullanır. Aziz Kocaoğlu, Ahmet Piriştina'dan zorunlu olarak aldığı bayrağı iyi bir şekilde taşıdı şimdiye kadar, daha iyisini yapabilecek birisi de yok sanırım şuanda. İzmir birçok konuda "oturmuş" bir şehir. güzelliği de buradan geliyor biraz. ama yüzde 32lik bir ampul oranını bile yakıştıramıyorum bu şehire. napalım, buna da şükür!

Türkiye genelindeki oranları değerlendirecek olursak ve bu sonuçları da gelecekteki genel seçimlere yorarsak eğer; bu ülkede ampul kolay sönmeyecek sanırım. Tayyip dünkü sonuçları başarısızlık olarak değerlendirdi, ama bu onun herzaman yaptığı ters kademelerden birisi. çıktı efendi efendi konuştu adam. yine gönülleri fethetti falan, Brad Pitt gibi adam valla. hem dinine imanına bağlı, hem kültürlü, efendi, senden benden milliyetçi, senden benden laik, cesur, realist, örnek bir lider! bundan 10 sene evelinin hacı cavcavından eser yok. nasıl girdi bu şekle, nasıl da yeni bir kişilik olarak yedirdi kendini bu topluma? az değil, hemen hemen yüzde 40lık bir kesim yemiş durumda. eski kızarkadaşları da pişmandır şuanda, adam canavar gibi döndü çünkü. alayı facebooktan taarruzdadır. yakışır Tayyibe! yürübe!

he bir de muhtarlık seçimleri var tabi. yukarıda da belirtmiştim, Adem kıyak adam. genç, dinamik, mahalle ile iç içe. kah kahvede yancı, kah halısaha maçında kısa donla, kah bakkala yazdırıp aldığı gazete ve arasına kıstırdığı karafırın ekmeği ile eve dönüş yolunda. kardeşi de cankuşum sayılır. eski mahallemin muhtarı Ayı Cemal'den çok çok daha iyi. gerçi onun da ğlu köpek halil çocukluk cankuşumdu ama, neyse. konu daılmışken yazıyı sonlandırmakta fayda var.


acınızı paylaşıyoruz Ankara!

1 yorum:

.../JiLeT/... dedi ki...

Evet İzmir icin beklenen sonuc geldi ama benim icim hala huzursuz :(

Her ozgurlugun icinde biraz tutsaklik vardir...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP