Battlethepinkrobots Compilations, vol.5

22.3.09


uzun süredir compilation olayına uzak kaldık. aslında bu albümü 1 ay evelden hazırladım neredeyse, ama yayınlamadım. durdu bir köşede hep. koyduğum şarkıları da unutmuşum hatta. şöyle bir baktım, anladım ki albüm 1 ayda bayatlamamış. inceden geçelim şarkılara;

1) Muse - Citizen Erased

Absolution Muse'cusuydum aslında son dönemlere kadar. o albümle yatar kalkar, diğer albümlerden ancak bir iki şarkı dinlerdim toplam. ama Origin of Symmetry'e bi "vay anam!" demek istiyorum huzurlarınızda. her nekadar olağan üstü bir albüm olsa da, bir tane daha Absolution çıkabilir kanımca. yada ona benzer şeylere denkgelebilir insan. ama şu albümün kafasında bir albüm daha olacağını sanmıyorum. albüm yorumuna döndü iş ama, şarkı ile albümün yorumu da birbiri ile paralel bana göre. ki, şarkı da albümün en güzel 2-3 şarkısından biri ise. sözler ve konu ise harika zaten! bir de; iyiki şarkıya yaylı enstruman koyma fikrinden vazgeçmişler son anda...


2) Black Bonzo - Yesterdays Friends

çok çok fanı olmadığım ama 70ler progrock'ına olan hörmetlerinden dolayı büyük saygı duyduğum Black Bonzo'nun Sound of the Apocalypse albümünden çok leziz bir şarkı. albümdeki kayıt ve tonların en çok bu şarkı ile bütünleştiğini düşünüyorum. özellikle de klavye kullanımı beni oldukça tatmin ediyor. bu adamlar daha çok ekmeğini yer bu piyasanın. günün birinde bir başyapıt çıkarma ihtimalleri var mı peki? yok değil bence...


3) Conor Oberst - I Don't Want to Die (in the Hospital)

Bright Eyes'ın Arda Turan'ı diyelim bu elemana. genç ama oldukça tecrubeli ayağına. yetenek de yok değil ama benim istediğim seviye ve tarzda değil, aynen Arda Turan gibi. kendi adını taşıyan albümü de beni pek sarmadı açıkçası ama, bu şarkı gerçekten eğlenceli. bu şarkıda "i don't want to Die in the hospital" diyerekten Türkiye'de SSK hastanelerindeki bürokrasinin vahim durumu eleştirmiştir genç arkadaşımız. bestenin de aynen kovboy barı atmosferinde olması ise bir çeşit gönderme bence, "Ringo'nun ahırı mı lan burası" gibisindenden. bukadar saçmalamışken diğer şarkıya geçmekte fayda var...


4) Elbow - Red

Elbow'un Asleep in the Back albümü bence kaçırılmamalı. her ortamda bunu bilip bunu söylerim. aldırış etmeyenler ise şu şarkı ile ilk adımı atabilirler. "bana göre" kaliteli bir vokale sahipler. besteler de genelde iş olsun diye yapılmamış kesinlikle. Red güzel şarkıdır, parayı alır hertürlü. bu gruba giriş içinde gayet uygundur, rahattır. haff hafif davuldu, trampetti derken vokalle yaylılar başınızı okşayıverir.yakışır!


5) The National - Mistaken for Strangers

Boxer geçen sene en çok dinlediğim birkaç albümden birisidir. o albümden de en çok döndürdüğüm şarkı bu ise; demekki bu şarkı geçen sene en çok dinlediğim üç beş şarkıdan birisi demektir. hesap kitabım iyidir görüldüğü üzere.
ilk olarak Mister Deniz demişti bana "abi tam senlik" diye, adamın beni tanıdığının ilk göstergelerinden birisiydi bu. safkan Amerikan işi indie rock. gittiğim mekanlarda duymak isteyeceğim müzik budur aslında. hani birayı fazla diplediğinizde ağzınızın iki kenarından akan birayı kolunuz ile sıvarsınız ya, öyle birşey bu! (kurduğum cümleden evel tesadüfen gerçekleştirdim bu hareketi, şarkıya da acaip uydu. dur bidaha yapayım!)


6) Fleet Foxes - Ragged Wood

başta pek sallamamıştım albümü, sonra ordan burdan övgüler, ödüller falan okudum. daha bir önemseyerek eğildim albüme. "ye kürküm ye" davası tabi, millet kral derse daha bi değer kazanır gözünde. ama şu şarkı var ya! hani yaşım 20 olsa, altımda tamponu yere sürten 1955 model bir Chevrolet Bel Air olsa, Amerika'nın köhne bir kasabasında yanımda hatunumla çayır çimenin arasında, göle yada nehire nazır bir ağaç altında piyizlenirken, allah he verdiyse iki kere patlatıp frekansı zor ayarladığım araba teybinden şu şarkı çınlasa... çok şey istedim, evet!


7) Foo Fighters - Come Alive

pek fazla sevmediğim grupların da güzel şarkılarını buraya koyuyorum ki, anlayın kaliteli bulduğumuz herşeyi takdir ile karşılayıp onore ettiğimizi. Nirvana’yı hiç sevmedim oldum olası. Hele bir de grubun yancı davulcusu Dave Grohl eline gitarı alıp beste yapacak da şarkı söyleyecek, ben de beğenecem! Mümkün mü? “değil” derdim daha evel ama Echoes, Silence, Patience and Grace gerçekten güzel bir albüm, gelen olarak ele aldığımızda. Ama bu şarkı albümün de üstünde bana göre. Şarkı öyle bitiyor ki, nasıl başladığını unutuyor insan. Hele de bunu 5 dakikalık bir zaman diliminde yapmak gerçekten büyük baraşı. Mister Ug "Dave beste yapmayı öğrenmiş" demişti bu şarkı hakkındaki yorumunda. on numara yorum diyorum buna ben. olayın özeti budur!


8) Lamb - Fly

Massive Attack ekolünden bir trip-hop grubu Lamb sevdiğim bi grup. klasik; belirleyici ritm, binbir altyapı, sınırları çizen baslar ve seksi vokal kombinasyonlu bir şarkı. compilation'ın geri kalan şarkılarına baktığımda, bu şarkının albümün yönünü değiştirdiğini anladım. hangi kafayla koyduysam? ingilizcede "lamb" koyun anlamına da gelir. acaba ondan mı ki? çok köyütdü bu evet! yazdık artık, napalım?


9) Goldfrapp - Utopia

bana göre efsane grup ve efsane albüm. ayrıca şarkı da efsane. son albümü Allison ile 43 yaşında da olsa evlenirim. hatta hanımköylü olurum. Lamb'dan sonra bu gruptan bir şarkı koymamın sebebi sanırım bu işin kraliçesinin aklıma gelmesidir. Seventh Tree de pek sarmadı zaten, Felt Mountain'dan başka çıkar yolu yok. tribin bini bir para!


10) The Black Heart Procession - A Light So Dim

The Black Heart Procession'ın Two albümü arşivlerde bulunmalı. yine bir Mister Ug keşfi. lanet olsun, hep bu adama denkgeliyor! ama adam sarraf, yapacak birşey yok. neden dedil "abi gel beraber blog açalım" diye. başkasına yar etmemek gerekirdi. "birkaç gündür yüzüm gülmüyor" gibisinden bir başlıkla eski blogunda duyurmuştu kendisi bu albümü. biz de çok meraklısıyız ya surat asmanın, çektik albümü. allahından bul Ug. bu şarkı da sana gi... öhöm. gelsin! piyanolar da bana!


11) Grinderman - Rise

fazla yaşacak birşey yok; Nick Cave ve Warren Ellis! her zamanki halleri işte!


12) Oasis - Stop Crying Your Heart Out

Oasis hiç sevmem, elemanlarını ise daha bi hiç sevmem. Heathen Chemistry de fena albüm değil aslında, haklarını yememek lazım. ama bu şarkıyı şarkı yapan etkenler ne bu grupla ne de albümle alakalı. tamamı ile sözleri ve de "The Butterfly Effect" denen insanın ömründen bin yıl götüren o lanet filmin insanı yerden yere vuran sonu önemli kılıyor bu şarkıyı. aklıma gelmişken filmi de torrente atayım, dursun bir köşede. bak gözlerim doldu yine!


13) Refree - Quitamiedos

derken arkadan albümün son şarkısı giriverdi! albümle aynı adı taşıyan şarkı; "Quitamiedos". Raul Fernandez adında Katalan bir genç. şarkının ilk yarısındaki rahatsız edici arpej ile saykedelik klavyeler ile sizi avangard bir ortama atıveriyor. Kayo Dot geldi aklıma bak, trompetler ve akor geçişleri ile. aklıma gelmişken onlara da çatayım; aklını başına al Toby! albümü en iyi bu şarkı ile bitiririm diye düşünmüşüm heralde koyarken, ne de güzel düşünmüşüm. harbiden bunla bitermiş bu albüm...


birbaşka Complilation'da görüşmek üzere!


"Battlethepinkrobots Compilation, Vol.5 , Link 1"

1 yorum:

Ayşegül dedi ki...

Görsel beni mahfetti =)

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP