Aşk mesajları

25.3.09


Takvim gazetesinin müthiş bir köşesi var, aşk mesajları diye. insanlar buraya ufak yazılar gönderiyorlar, gazete de yayınlıyor. yayınlama kriteri "en güzel olan" mıdır yoksa "en abuk subuk olan" mıdır ben çözemedim. zaten köşeyi bir kere okuyanın bir daha bırakması mümkün değil. nasıl saykedelik çağrışımlar, nasıl bilinçaltı oyunları, nasıl çılgın imgeler. yayınlanan mesajları okudukça biz niye cemal süreya'ları turgut uyar'ları okumaya kastık diye hayıflandım şerefsizim. hemen aşağıya birkaç örnek alayım:

"Dolanı dolanı gezer ölüm. yavaşça tuşlara bas yaz derdini bitanem yavaşça. ben sana demedim mi? bana çok kötü davranıyorlar. neden gelmedin ah 61'lim." / adı saklı

Bunu yazan eleman hangi kafalarda çok merak ettim. ne diyeyim ki ben şimdi buna? sanırım kolaj çalışması falan yapmış. ilk cümlede ölüm dolanı dolanı geliyor anladık. fakat ikinci cümle ne? "ben sana demedim mi" diyerek de özele girmiş ama biz bir şey anlamadık. 4. cümle dram, kim kötü davranıyor, noluyor ne bitiyor belli değil. ama sorun değil dolanı dolanı geziyor zaten ölüm. nasıl kafalar bunlar, vay anasını. yaz bunu 1955'de, 2. yeni akımına girersin işte, öyle bir çalışma.

"Kemiklerimden kalem, derimden kağıt, kanımdan mürekkep yapıp sana aşığım yazıp yollasam sana olan sevgimin büyüklüğünü anlatmaya yeter mi?kokunu özledim, o herşeyden güzel kokan mis kokunu. gözlerini gülüşünü öpüşünü özledim. sanki bedenim benim de içimdeki ruh sensin. ben de seni yaşıyorum bitanem. iyi ki varsın, seni çoooook seviyorum." / çocukluk aşkım canım nuran'ıma

bu mesajı olayın hardcore seviyesi yüzünden aldım. bu ne arkadaşım? sevgini anlatmak için kemiklerinden kalem derinden kağıt falan mı yapmak zorundasın? bu nasıl gore bir fantazidir. ayrıca sonradan gelen "koku kokması" faciası da var. ulan bunları okudukça anlıyorum ki bizim aşklarımız falan yalan. elalem kanıyla mürekkep yapıyor, kemiğiye kalem.

"Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın yasemin. keşke yalnızlığımla paylaştığımı seninle paylaşsaydım. keşke senin adın yalnızlık olsaydı ve ben hep yalnız kalsaydım. seni çok seviyorum prensesim." / ardahanlı hasan'dan biricik aşkı yasemin'e

Farkettiğiniz üzere yasemin kaçmış hasan'dan, hasan da bir takım katekullilerle, şaşırtmaçlı cümlelerle yasemin'in aklını almaya çalışıyor. yasemin'in -hafif moron ise- hasan'a "ben senin yalnızlığınım hasan geri geldim" diyerek geri dönmesi olası. bu kadar şaşırtmaç bu kadar mind-games pes doğrusu. çok acaip adammışsın hasan, senden korkulur.

"Serseri kızlar ağlamaz. serseri kızlar ağlarsa kimse susturamaz. inanki erkekler kerkes "serseri kız" olamaz." / gebzeden serseri kız

Harfine dokunmadan aldım yazıyı. "inanki erkekler" kalıbına mı güleyim, şahsın gebzeli oluşuna mı ağlayayım (malum ben de gebzede oturuyorum), ne yapayım bilemedim. bir kere bu mesaj neye, nereye, ne amaçla atılmıştır onu çözemedim. tamam anladık serseri kızsın(o ne demekse?), eee sonra? üstelik hem ağlamıyorsun, hem de ağlayınca kimse susturamıyor seni. ABOV!

"Bataryası zayıf rüyalarımızın kapsama alanı dışında kalan kesimlerine şebeke hatası sebebiyle ulaşılamadı. şimdi yüreğimde full çeken hatlarımla seni çok seviyorum." / sakaryalı dj hafız 54 pınar ve bilal 54

Allahım sana geliyorum! işte böyle imgelem gücü yüksek insanlar oldukça bu ülkenin şairi eksik olmaz! bataryası zayıf rüyalar, yüreklerde full çeken hatlar falan off offf. mesajı yazan da 3 kişi. şahsen sakaryalı dj hafız 54 ile tanışmayı çok istedim, ilginç bir karakter gibi geldi gözüme. ilk cümleden çıkardığım "rüyamda seni göremedim kamyonu deviremedik" alt metnini de işin içine katarak pınarın yancı olduğunu düşündüm. bilal 54 ise kişinin biri, senin gibi benim gibi. o da yancıdır. sakaryalı dj hafız 54'ün işi kesin bu.

4 yorum:

Sade dedi ki...

tebessümle yazıyı okurken son paragraf ile birlikte.... tanımlanamaz şekle girdim!

dialethic dedi ki...

akla ziyan.

ymd dedi ki...

Allahım sana geliyorum!!!

talento dedi ki...

"Serseri kızlar ağlamaz. serseri kızlar ağlarsa kimse susturamaz. inanki erkekler kerkes "serseri kız" olamaz."

favorim budur, tartışmasız budur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP