Kısa Winston Soft

27.2.09


daha evel de girmiştim bu seriye, eski blogda. "kısa kısa" gibisinden birşey işte. ama o zaman da demiştim; "Kısa Winston Soft, Michael Jordan'ın da tercihi" diye!


- bir haftadır belim beter ağrıyo. sanırım oturma şeklimden kaynaklanan birşey. artık son çare olarak peder beyin zamanında kullandığı bi korse taktım. bu yaşta 40-50 yaşında adam gibi korse taktım anasını satayım. enteresan işler...
- korse beni olgunlaştırdı bir günde. kafa yaşı 40a yükseldi. "bugün varım, yarın yokum" gibi takılıyorum. sanki toprağa bakıyorum inceden. olgunlaştırdı beni baya. Bağ-Kur'dan emekli olmak üzereymiş gibi hissediyorum. "akşam hanım bezelye yapmasa bari" diyorum içimden. gerçi 26 da az değil artık be...

- dersaneye giderken, biri güzel bir milf, diğeri de çıtır bir jailbait olan 2 hatunu arkamdan saçlarım hakkında konuşurken yakaladım. ama işin kötüsü, "şerefsiz" diye hitab ediyolardı. "şerefsizin saçlara bak, çok uzun olduğu belli hem, baksana nasıl toplamış, kısa gözüküyo, bizimki bile bukadar gür değil, şerefsiz" falan gibisinden. lan bari hoşunuza gitti, adam gibi bir sıfat kullanın arkadaş. güzel 2 kelime edin de belim yumuşasın biraz. ayrıca o gür dediğiniz saçı herhangi bir seyrek hatun saçıyla takas yapabilirim her an. salamıyoz adam gibi. mister ug'ün dediği gibi "samuray çırağı" modelinden toplamalar ile zaptediyoz. bekara karı boşamak kolay tabi...
- evet, güzel bir milf dediydim üstte. sebebi de korse sanırım. olgun kadınların tercihiyim artık. ayrıca kadınlar zaten olgun erkekleri sever, değil mi?


- dersanede bir tane hatun gördüm, "oha iyimiş" dedim. ki, dersane de güzellik yönünden gayet vasat. bir tane ilişti işte gözüme. O'nu da ders çıkışında Range Rover aldı götürdü lan. ye kürküm ye! kapı aralığından herifi gördüm, sıfatı kestim inceden, Kenan Kalav gibi bir tipti. koyu renk cam harbiden güzel olay, Quasimodo da olsan gözükmüyosun dışardan. millet de öyle hayran hayran bakıyo. iyimiş...

- İktisat Teorisi derdinde hoca ne anlattıysa çürüttüm açıklamalarımla. Deniz Baykalcılık oynadım inceden. e sonuçta kitabın çoğu tıraş. birkaç yüz yıl evel bazi tiplerin ortaya attığı, gerçekleşmesine imkan olmayan, te o zamanlar kabul edilmiş teoriler, çeşit çeşit mevzular. para-çokomel eğrisi bile daha gerçek! e yılların iş adamı var karşısında, karışmadığım bir tek "beyaz" işi kalmış. bıt bıt anlatan hocaya benzemem tabi. "çok biliyosan o şekil yap sınavda" dedi. geçen sene o şekil yaptım, kaldım sınıfta. kadın haklı, esnaf kafasını atmak lazım önce...

- son hafta bir albüm fena sardı yine. öyle yeni birşey değil; "Origin Of Symmetry". ara ara sarardı zaten de, uzun süredir bukadar dinlememiştim. Citizen Erased, Micro Cuts, Space Dementia, Hypermusic, Bliss falan...diğerleri de boş değil tabi. noğluyoz lan? hangi kafayla yaptınız? ne de güzel düşünülmüş şeyler var içinde! Plug in Baby demeyin ama, beni zamanında albümden soğuttuydu. barda çalma dönemlerimde günde 50, haftada 1000 kere çalınca kusuyo insan. nasıl bir hesaplamaysa artık? ama öyle birşey işte...

- dün bi arkadaşımın bir arkadaşından aldığı kediyi benim bi ardaşıma verdik. ilk sahibi bakamıcakmış, O'na vermiş. kedi de O'nun muhabbet kuşuna sarmış. mecburen birisine vermek zorunda kaldı. bana önerdi, benim kedilerle aram hiç iyi değil tabi. ben de Mesh nickli arkadaşıma önerdim. "ok" dedi ama son anda caydı. ben de başka bi arkadaşa önerdim tabi, O da kabul etti. transferi dün gerçekleştirdik. kedileri pek sevmem ama, bu kedi bir başka. hayatımda ilk defa bir kediye ısındım. hem de fazlasıyla. felaket afacan, fırlama birşey. ama agresifliği de yok. sevdiriyo da kendini keçi. e artık benim de manevi kedim oldu. 5 aylık kendisi, ilk adı ise çilek. sonraki sahibi 2 gün boyunca "Mışık" diye hitab etmiş. şimdiki adı ise "Yuki" oldu. sanırım Animatrix'teki kedinin adı. neyse, hayırlı uğurlu olsun bize. bir de, 5 aylık kedi ne yer falan diye öneriler sunarsanız sevinirim. hazır mama pahalı be! şu sıralar ilk işkembe deneyimini yaşamakta hayvan. kesin amel bugün! yukarıdaki kendisi oluyor...

- Adidas Adicolor 2 serisinden alcaksanız eğer, iç dikişlerine de bir göz atmanızda fayda var. ufak tefek dikiş hataları var. sağlamlığını etkiler mi bilmem ama, ayağa deymesi bile uyuz ediyor insanı. ve ayakkabıyı farklı yerlerden katlayabiliyor. bu da deriye zarara yada tabanın o yerlerden açılmasına sebebiyet verebilir gibi geldi bana. gerçi memnunum yine de, 3 aydır da problem yok.

- bugece hangi filmi seyretsem? elimde "The Curious Case of Benjamin Button", "The Wrestler", "Grave of the Fireflies", "Elephant Man", "The Day the Earth Stood Still", "Vertigo" mevcut. yada birka bölüm "Six Feet Under" mı atsam? ayrıca şöyle de bir şey yapmak istiyor canım. hiç anlamam şu mim işlerini ama, bu da birnevi mim olsun. üşenmeyenler kendi bloguna "seyredilmesi gereken filmler" gibisinden birşey yazsın mesela bloguna. tavsiyeleri severim herzaman. aslında illa bloguna yazmasına da gerek yok. nebilim, yorumlarda fln da olabilir aslında. tavsiyelerinizi bekliyorum her daim...

- Fenerbahçe'ye bir Diarra almalı. teni siyah olsun, soyadı Diarra olsun, mevki önemli değil. her şekilde önlibero oynar o adam. evet, Fener'in ilacı bir adet Diarra. ayrıca Fotospor'a işe girer, sırf paint ile onlardan daha kral haber yaparım. böyle bir tipim ben...

3 yorum:

ecella dedi ki...

samuray çırağı? ashadhfjhkdsdhasjk

ayrıca korse kullanımı ardından ,korsenin size uyadırdıgı hisler beni benden aldı ve ben de parlak fikirlere yol açtı.

koca memeli bir Maryy ve doritos panço vucutlu bir Hansla zaman makinesi reklamları çekmek istiyor ve köşe olmak istiyorum artık.

ahahhsajashhashkshasjkh
allah iyiliginizi versin sizin de.
ilahi siz..

Okhy Dokhy dedi ki...

ooo fikirler çok orijinal gerçekten. reklamın yarısında 1937'ye gidecek oyuncular. diğer yarısı 37'den devam edecek fln.

ecella dedi ki...

Siz ne diyorsunuz...
ve daha neler neler.. hatta reklam bel agrılarından kurtulmuş 1 çiftin memnuniyetten bir anda kamera yönüne çevrilen gülen yüzlerine giren zoomla finali yapıyor.
ah bayıldım.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP