Rant

9.1.09

son zamanlarda bu fikir aklımdan çıkmıyor; müziğin rantını yemek, ya da onu rahat bırakmamak. gereksiz bir anlamlandırma görüyorum müzik üzerinden, daha da ötesi onun anlamını ve fonksiyonunu tamamen unutmuş gibiyiz. şöyle açayım isterseniz;

müzik, duyguları ifade etme görevi görüyor, ilk fonksiyonu bu olsa gerek. fakat dikkat ediniz, sadece sanatçı için geçerli bu. sanatçı hissettiklerini müzikal formlara döküyor, ve biz dinleyenler de onu alıp dinliyoruz, onun anlattıklarını hissediyoruz veya hissetmeye çalışıyoruz. buraya kadar sorun yok. fakat dikkatimi çeken ve beni rahatsız eden şey bundan sonra başlıyor, en temiz ve saf anlamıyla müziği kirletmeye başlıyoruz. gnül ilişkimiz mi var, moralimiz mi bozuk, intihar etmek mi istiyoruz, birşeye mi sinirlendik, hemen duygularımızı ifade etme metodu olarak onu kullanıyoruz. dikkat buyurunuz, müziğin hissettirdikleri değil anlatmaya çalıştığım, hissedilenin müzikle anlamlandırılması. burda müziğin o saf enerjisi kayboluyor, kendi kişisel çıkarlarımıza alet oluyor. onunla havamızı basıyoruz, onunla kız/erkek tavlıyoruz, onunla karakterimizi rüyoruz. onu rahat bırakmıyoruz.

erkan oğur asıl müziğin yağmurun toprağa düşmesi, ya da bir kuşun kanat çırpma sesi olduğunu söyleyerek müziğin materyalize edildikçe ve insan elinde kaldıkça kirlendiğinden bahsetmişti. ilk başta oldukça masum ve saf gözüken bu tanım üzerinde düşününce kabul edebileceğimiz ama uygulamada kayıtsız kalacağımız bir cümleden fazlası değil ne yazık ki. dinlediği müzikle kişiliğini bulanlar var etrafımızda mesela. müziği sadece hissettiklerini ağırlaştırsın veya maddeleştirsin diye kullananlar var, anathema'yı katatonia'yı damardan vererek kendi aciz insani acısını anlamlandıranlar var. dinlediği müziklerle var olan, ortamdaki varlığını buna dayayanlar var. ve itiraf edelim bu noktada, ben de buna dahilim belki, belki sen de, siz de, biz de...

müziği yalnız bırakamıyoruz, onun rantını bir vampir gibi kanını içe içe, sömüre sömüre alıyoruz. hiçbirimiz samimi değiliz, ve hepimiz aciz insanlarız ne yazık ki. sürekli tüketiyoruz.

sanatın her bir dalının sadece estetik zevk ve sanat sevgisi için sevilmesi gerekiyor bence, bundan gerisi ideolojiler için kullanılan slogan şiirler, egemen çevreler adına yapılmış heykeller, ya da insani duyguların ifade edilmesi ve sömürülmesi için dinlenilen müzikler gibi oluyor. gerçekten de insan kirletmekten başka bir işe yaramıyor. bu konuda umutlu olamıyorum.

2 yorum:

Okhy Dokhy dedi ki...

dayı yüzde 800 haklısın. ama hepimiz bu rantın içindeyiz maalesef. ama bunun içine atılıyoruz biz. bu müziği yapanlar tarafından. çok eskiden müzik yapmak için müzik dehası olmak gerekiyormuş. şimdi ise kitlelerin şekil şemalini, neyden nem kaptıklarını bilmek yeterli oluyor.

dialethic dedi ki...

arada gotik de gider co. aman...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP