Hosteslik müessesesi

4.1.09

bir tatilin daha sonuna gelip başladım mesaiye. dayı, teyze, kuzen, anneanne, yenge gibi baba yarısı, ana çeyreği gibisinden en kıymetli akrabalar ile içli dışlı olduk 2 hafta boyunca. tatilin diğer ayrıntılarını da aşağıdaki postlarımda bulabilirsiniz. e tabiiki hepsini değil, anlatabileceğim kadarını!
teyyare ile gittik geldik. her nekadar korksamda gelmiş geçmiş en büyük icat olduğunu iddaa ediyorum şu uçak denen meretin. dava onlarca tonluk şeyin uçması, 900km hızla gitmesi, 13 saatlik yere 1 saat 10 dakikada varması falan değil. üstüne basa basa söylüyorum ki dava kesinlikle hostes!
her uçağa en az bir tane koyuyorlar en güzelinden. diğerleri vasat olsa bile o bir tanesindeki güzelliği uçak seyahatinden uçak seyahatine görebiliyoruz. giderken acaip bir hostes vardı, uçuşun ilk 20 dakikasında aşık olmuştum bile. sonrası ise pembe hayaller ile geçti uçuşun. yer yer de kırmızı hayaller! kırmızılar pek de masum değildi, öhöm! tatilin ilk haftası sonunda anca unutup vazgeçmiştim bu aşktan. ve dönüş için bindik tekrardan merete. 2-3 vasat hostes ortalarda geziniyordu başlarda. uçak kalktı falan. sonra mal mal bakınıp kulaklıkla ''Moya'' dinlerken yanımda beliren birşey ''bir arzunuz var mı?'' diye sordu. kafamı çevirdim ve ''teşşş'' dedim kaldım. teşekkürün ortasında gözgöze geldik, kafamdan kaynar su döküldü! upuzun boy, koyu kumral ve arkaya yapıştırılarak topuz yapılmış bir saç, bembeyaz bir ten, renkli göz, baş dimdik, kaşlar çatık ve ciddi bir bakış, alımlı mı alımlı, bir okadar da sempatik. o an ''olm bu uçağı düşürürsek o hatunla ıssız bir adada başbaşa kalma şansın yüzde 1, kabul ediyor musun?'' diye sorsalar, hemen solumdaki camı kırar, 16-17 anahtarı elime alıp kanatları sökmeye başlardım. ne arzusu bebişim, ne haddime? ben gider kendim hazırlarım kaşarlı tostumu, sen otur şuraya, yamuk yapan da yok demi ayrıca? durdururum len bu uçağı!
o an yanımda ''abi ne hatun ama beee!'' diyebileceğim bir arkadaşım olmaması da ayrı bir şanssızlıktı, içimde kaldı. negüzel bir müessesedir şu hosteslik. seçmece resmen imansızlar. ya şunların lojmanı falan yok mu? askerlerin yada polislerin olduğu gibi. nerde bulcaz biz bunlardan? mekanlarını bilsek dolanırız civarlarında, nebilim! bilimum havayolu şirketini ve de bu raconu oluşturan rahmetlik insanları da bir yandan kınıyor bir yandan da teşekkür ediyorum. hem durduk yere eşeğin aklına karpuzkabuğu sokuyorlar, hem de zihni hatuna odaklayıp uçuş korkusunu minimuma indiriyorlar. kendi güzelliklerinin haricinde tavırları da inanılmaz. seviyeli samimmiyet ve abartısız ciddiyet. sapasağlam bir karakter sahibiymiş imajları var çoğunun. umarım bunlar mesleki rollerden ibaret değildir, ben çok şey umuyorum çünkü onlardan. hani bir tanesini bağlarız da sonra hayal kırıklığı yaşarmıyız bilmem, ama denemeye değer.
bugünden tezi yok başlıyorum bu işe. kollarımı da sıvadım bir güzel. olmadı, Cem Yılmaz'ın da dediği gibi ''gidemeyenler de en azından ekran başında desteklesin'' gibisinden takılmaktan başka çare yok. her şekilde kolları sıvamak faydalıdır bu durumda!

3 yorum:

ug-kun dedi ki...

ben başarılı buluyoru bu müesseseyi. etekli güzel kadınlar falan. ne güzel

sinem dedi ki...

ben de işsiz kalırsam hostes olsam diyodum, very gud ingilizce, az da ispanyolca. babama söyledim tırsarak, iyi olabilirsin aslında dedi. iyi miyiz neyiz bilemedim ailece :D ama ben o geri plandaki normallerden olurum, afroditlerden olmam. :)

talento dedi ki...

bizim kaan askere gitmeseydi tanıştırırdı seni bi tanesiyle. kesin vardır hostes tanıdığı.

savcı tanıdığı da var ayrıca...

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP