''Post-rock'ın dramı'' gibisinden...

23.11.08

90lı yılların başında rock müziğe yeni bir soluk, yaratıcı fikirler kazandırmak amacıyla, Talk Talk, Slint, Tortoise ve Don Caballero gibi gruplar tarafından bu müziğin temelleri atılmıştır. deneysel, avangard, caz, elektronik, atmosferik ögelerin, bu müziği bambaşka bir boyuta taşıdığını, bu formülün kaliteli bestelerle, kaliteli prodüksiyonla, üst düzey samimiyette kullanılması durumunda ortaya harika bir sonuç çıkacağını söylemek mümkün. nitekim günümüzde bazı gruplar bunu gerçekten başardılar. Mogwai, Godspeed You! Black Emperor, Magyar Posse, 65Daysofstatic, Sigur Ros gibi gruplar, bu müziğin temeli üzerine güzel yapıtlar inşaa ettiler yakın zamana kadar. yazının başında bahsettiğim gruplardan çok iyi noktalara taşıdılar bu tarzı bana göre. hatta hayatımızın gruplarından birisi olmayı da başardılar. Amacım post-rock dersi vermek değil kesinlikle, sadece giriş amaçlı üç beş cümle yazayım dedim. gelelim esas mevzuya…

ne yazıkki post-rock bir noktada tıkandı. bu saydığım 5 grup, post-rock ana başlığı altında ayrı ayrı şıklar oldu gibime geliyor. ''Mogwai daha alternatif, GYBE daha avangard, Magyar Posse daha melodi ağırlıklı ve caz, 65Daysofstatic daha elektronik ve ritm ağırlıklı, Sigur Ros ise daha organik müzik icra ediyor'' gibi kabaca tabirler yapabiliriz bu gruplar hakkında. diğerleri ise bana göre bu 5 seçenekten birisini tercih etmiş gruplar.esas eleştirdiğim konu bu değil aslında. bu sadece şuanki durumun özeti. gayet de normal birşey. yeni fikirler üretmek, devrimler yapmak kolay iş değil, hele ki sözkonusu olan şey müzik ise.
hatta bu bahsettiğim büyük albümler yapmış gruplar zaman içinde büyük tıkanmalar yaşadılar. Mogwai bana göre ismine oranla biraz daha ucuz bir albüme imza attık bu sene. GYBE dağıldı. Sigur Ros ise büyük bir düşüş ve de kendini tekrar olayı yaşadı. bir tek Magyar Posse'de şuana kadar bir yamukluk göremedim, sıra onlarda sanırım...

benim takıldığım konu, post-rock'ın 'minimal' benliğinin 'basitlik' kavramı ile karıştırılması. ilerleyen kayıt teknolojileri, basitleştirilen prodüksiyon ve enstrüman yazılımları ile bu işin çocuk oyuncağı haline gelmiş olması. hadi bunu da geçtim, bunu bu müziği gerçekten yapmak isteyenler için bir avantaj olarak düşünelim. ama ortaya öyle sonuçlar çıkıyor ki; 2 dakikada akla gelmiş kısacık bir akor düzeni üzerine, melodi bile olmadan, bu avantajlar kullanılarak, katman katman eklenmiş enstrümanlar ile derin mi derin, bir okadar da dar zihniyet eseri şarkıların bini bir para. ‘denemesi bedava’ mantığı ile ‘deneysellik’ kavramı karıştırılıyor bana göre.


sevdiği bir tarzda yeni gruplar keşfetmek isteyen her insan gibi ben de birçok kez arayışa girdim, onlarca post-rock albümü dinledim. ama elde kalan 3-5 albüm dışında geri kalanı sadece fon müziği niyetine çaldı arkada, sadece birkaç gün. bir amaç sezemedim birçoğunda. yada bir hissiyat alamadım. amacı sadece 'post-rock grubu olmak' idi sanırım bu grupların. başarmışlar da hakkaten ki, Almuadem gibi bir facia gruba bile birçok platformda methiyeler düzülmüş, hem de binlerce kez.


herkes post-rock müzisyeni olmuş, tek kişilik projeler dolmuş myspace gibi platformlar. aralarında çok başarılı olanlar yok değil tabiiki. ama bu iş artık müzisyenlikten çok teknisyenliğe, programları kullanma kabiliyetine dönmüş durumda. beni üzen konu bu tamamı ile. "herkes yapmış" lafından kastım, 70lerdeki progrock akımı yada 90lardaki alterno rock furyası ile karıştırılmasın kesinlikle. sonuçta herkes beğendiği bir konuda bir şeyler üretmek ister. fakat benim bahsettiğim olay verilen emeğin yok denecek kadar düşük seviyelere inmesi. ‘‘daya prodüksiyonu gitsin, güzel olana kadar bir şeyler ekleyip çıkarmaya devam’’ düşüncesi ile yapılmış şarkılar ile gerçek bir müzisyen olunuyor ise, 3 tane programı sular seller gibi öğrenip geliyorum hemen!

2 yorum:

dialethic dedi ki...

doğru söze ne denir.

ug dedi ki...

geç yazdım fakat güç olmadan yazdım. yazı pek doğru tespitler içeriyor, eline sağlık jonathan. fakat "65Daysofstatic" ile aram bozuk biliyosun, gereksiz buluyorum bu grubu, dolayısıyla yazının tek katılmadığım kısımları bu grupla ilgili olanlar. gerisi çok iyi

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP