Nick Drake

21.11.08

kocaman büyük bir ağacın dibinde, ufacık bir mezar taşı. şapkanı çıkart ve saygını belirt ey okuyucu, Britanyalı müzisyen Nick Drake burda yatıyor. değeri bilinmemiş, üzülmüş, kırılmış ve yalnızlığına son vermek için intihar etme yolunu seçmiş olarak...

24 kasım 1974 tarihinde öldü Nick Drake, henüz 26 yaşındaydı. geride 3 albümünü, daha fazlası olan kayıtlarını bıraktı, çok çekingendi, yabancı gibi görüyordu dünyayı, bazen evinden çıkıyor günlerce nerede olduğu bilinmiyordu. kaydettiği o kadar şarkı, çıkardığı albümler değerli bulunmamıştı, hatta son albümü "Pink Moon"un kayıtlarının 1 hafta boyunca Island Records' un masasında farkedilmeden kaldığı söylenir. hakettiği değeri görmesi için ölümünün üzerinden 25 sene geçmesi gerekti.

şu anda yayınlanmamış şarkılarının toplandığı 86 tarihli "Time of No Reply" albümünü dinliyorum, karanlık bir huzur yayılıyor o çaldıkça, "Time of No Reply", "I Was Made to Love Magic", "Joey", "Clothes of Sand", sırasıyla herbiri ayrı derinlikteki şarkılar sırasıyla geliyorlar, muhteşem bir armoni anlayışı, karanlık ve karamsar bir vokal, ezber bozan bir akord düzeni, orkestrasyon anlayışıyla çalınan arpejler. her şeyden önemlisi besteler, inanılmaz besteler!

24 kasım 1974, Nick Drake gece aşırı dozda anti depresan alarak öldü, ve hala ölümü açıklığa kavuşmadı. başucunda Albert Camus' nün "Sisifos Söylemi" vardı, bu da intihar olasılığını güçlendirdi. annesi ve bir kaç tane yakın arkadaşı ise onun intihar etmediğine inandılar, yalnızca gece kalkıp farkında olmadan aşırı dozda hap aldığını idda ettiler. herneyse, sonuçta;

Nick Drake ölü,
elimizde kalan ilham verici bir şekilde çalıp söylediği şarkıları, ve üzücü bir hayat hikayesi. sonbaharın gelmesi ve genellikle karanlık olan gökyüzüyle mi alakalı bilemiyorum, son zamanlarda çok fazla dinliyorum kendisini, tadını kalın kalın alıyorum, o ilhamı, o yalnızlığı hissedebiliyorum.

24 kasıma iki gün var. hatırlatmamız da olsun bu yazı, en azından o gece, bir nick drake şarkısı açalım ve "sadece" dinleyelim, anısına saygıyla...

1 yorum:

Okhy Dokhy dedi ki...

toprağı bol olsun,ne büyük adammış.
ne de yakışıklımış be. inceden mateja kezman'a da benzetmiyom değil. açtırdın şu vakitte bana pink moon. allahından bul ug!

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP