Meydın

16.11.08

okhy Nasreddin Hoca folklörümüzdür demiş, ben asıl folklörümüzü açıklıyorum o zaman: IRON MAIDEN! var mı ötesi? Iron Maiden' ı her millet sever, kabul, öyle sevimli öyle zararsızdırlar, onca yıl boyunca X Factor albümü dışında tarzlarının dışına bile çıkmamış, öyle tayt metale sadık adamdırlar. ama yurdumuzda ayrı bir saygı sevgi görür Maiden, halk pazarlarında t-shirtleri satılır (ki tinerci bile böylece Iron Maiden kavramıyla tanışmış olur), konserleri dolar taşar, herkesi onu çok sever, ve en önemlisi onu dinlemeyenler tarafından bile saygı görür. bu son cümle önemli bakınız, yurdum metalcisinin geleneksel ve kişisel müzik keşfetme tarihçesinin önemli bir bölümünü oluşturur iron maiden. bu enfes tarihin içinden (ki bu başlı başına bir post konusudur, buna değinmek lazım ilerde) bir bölümü aşağıda veriyorum.

1- herifçioğlu Bon Jovi, Haluk Levent falan dinlemektedir, ergendir, duygusaldır, arayışını kutsal bulmaktadır. arayışı ise kendini tripten tribe vurabileceği slow şarkılar veya dünyaya olan nefretini kusabileceği aşırı ritmik ve agresif parçalardır bu arada.

2 - işte bu noktada bir kaç isim vardır ki değişmez! Metallica ile tanışılır, ''Nothing Else Matters
'' ile hüzünlere gark olunur, Slayer' a, Korn' a falan dalınır ve şüphesiz ki ardından Iron Maiden'a bulaşılır.

3 - "Fear of the Dark" bu noktada kilit parçadır, uyandiriyim.

4 - kişioğlu açılmaya başlar, hüznünü daha iskandinav taraflarla doyurmaya çalışır, bir diğer taraftan ise death metal' e, black metal' e falan bile bulaşabilir. arkadaş çevresi napıyorsa o tarafa kayar işte.

5 - fakat Iron Maiden' a nooldu? o artık bilumum muhabbetlerde "abi Maiden da baba gruptur haa" cümlelerine meze olacak, fakat cdleri mp3leri bir kere olsun açılıp dinlenmeyecektir.

bu ilerleyiş bazen sekteye uğrayabilir, evrim süreci içinde ayrıksı dallar ortaya çıkabilir. mesela tayt metali hala kalplerinde taşıyan, yaşı 30 a gelse de hala Iron Maiden, Saxon' dan falan başka grup dinlemeyen insanlar vardır. tayt metal i büyük bir şevkle savunur bu adamlar, hatta bir ara kale gibi bir dergileri bile vardı: Köprüaltı Şebek Fanzin.

yandaki fotoda da görüldüğü üzere ingiliz heavy metali ağırlıklı bir dergiydi şebek köprüaltı fanzin, ve ergenlik çağımın önemli değerlerinden biriydi. 90ların son dönemlerini görmüş çoğu rocksever genci Iron Maiden'cı yapan dergi ahanda budur. içindeki yazarlar özel seçilmiş sayarak verilmiş gibiydiler. Aptülika vardı, black metal yazan Şanver diye bi tip vardı, sürekli Iron Maiden yazan at kuyruklu elektrikçi tipli bir insan vardı. acaip bir dergiydi. bu bir avuç insan türk metal tarihinin dinamiklerini yerinden oynatmıştır, Stratovarius gibi iğrenç ötesi grupları bile ne çıkartmışlardır. zaten örnek olarak aldığım şu kapaktan insanların zamanında nasıl zehirlendiği anlaşılabilir: Satanic Verses, Nazareth, klasik olarak her ay yazılan Iron Maiden yazıları. hafızam kuvvetli olsa her ay Iron Maiden hakkında tekrara düşmeden ne yazabildiklerini de buraya yazardım, ama bu büyük başarının ayrıntısını hatırlayamıyorum şu anda.


neyse Iron Maiden' a geri dönelim. peki yurdum insanı Maiden' ı
nasıl bu kadar sevdi de halk pazarlarına kadar düştü, insan arasına karışabildi? müziğinden değil heralde, gıydıdı gıydıdı yıllardır süregelen iron maiden müziği her zaman aynıydı, yeni keşfedilmiş olması mantıksız. ilk nedenin eddie olduğunu düşünüyorum, yani şu albüm kapaklarındaki yaratık. insanlara garip geldi herhal, bir hoş seda geldi. bakınız zombi gibi birşey. bir de başta da bahsetmiştim, ''Fear of the Dark'' faktörü var, "i'm the man who walk alone" şekline başlayan o ulvi eserden. hangimizin kanı kaynamadı ki ergenken bu feci şarkıdan? bu şarkıyı dinlerken aşk acısını buna yaslayanları bilirim, hey gidi hey.

Iron Maiden folklörümüz evet, hala konserlerde zıplıyorlar, dave ve nicko bir oraya bir buraya koşturuyor falan. efendi adamlardır ama, enselerine vursak gık demezler. bu yönden de saygı toplarlar. bir de Steve Harris çok kıllıdır, nasıl ingiliz lan bu.

böyle bir araştırmaya girmekten dolayı çok mutluyum şu anda, sanki pisagorun bilmemkaç bilinmeyenli denklemine sosyolojik açıdan bir tez yazmışımcasına. o da nasıl oluyosa, öyleyim işte. yazıyı yazarken Maiden dinleyeyim dedim ama pcden silmişim. o da benim kusurum olsun.

ahanda Lindsay Lohan bile Iron Maiden'cı olmuş. yerim.

5 yorum:

dialethic dedi ki...

nwobhm'dan başka hiçbir grup folklorümüz olmaya yaklaşamamıştır bile. priest'in kimyası türkiye'ye uymaz mesela. saxon makson gibi çöp gruplar zaten olmaz. aslansın be bruce! arada bir hala maiden moduna giriyorum ya o süper işte.

Okhy Dokhy dedi ki...

70 yaşına geldiler, hala taytla koşturup birbirlerinin omzuna çıkıyolar. torunlarından utanmıyo adamlar. ama benim de bi meydın tişörtüm olmuştur fix!

ug dedi ki...

abi benim olmadı, çok da severdim halbuki. napsam, alsam mı bu yaşta hayvanlı artaksiyonlu bir maiden tişörtü acaba?

ug dedi ki...

lindsay' e ise burdan bir mesajım var: ya benim olursun ya toprağın lindsay. işte buraya yazıyorum.

dialethic dedi ki...

artık torunlarının okul masraflarını karşılamak için turneye çıkıyorlar.

yalnız tayt metalcilerin yasayan fosiller olarak hala varolması gerçekten üzerine gidilmesi gereken bir konu. dr ceykıl üniverdensiteden mezun olmuş, işe mişe gidiyor ama bir bakıyorsun mr hayd'ın hala tek dinedigi sey saxon, savatage. var böyle adamlar. bu nasıl bir psikoloji?

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP