Din Savaşları (!)

29.11.08

bu tarz konulara derinden girmenin eşiğinden dönüyoruz hep mister ug ile. pek istemiyoruz kurcalamak. kullanacağın yanlış br kelime seni rezil de edebilir, vezir de. ama şu son 2 gündür Hindistan'da süren terörist eylemi canımı çok sıktı gerçekten. Bombay'ın merkezinde 2 oteli işgal edip meydan okudular dünyaya akıllarınca. korkunç tipler gerçekten, Counter Strike'taki teröristler gibi. televizyonda görünce tüylerim diken diken oldu. yanıma gelip ''ateşin var mı birader?'' diye sorsa, tükürüğüm boğazıma düğümlenir.
dünyanın her köşesinde, herhangi bir 'allahın sktr ettiği yer'inde bile terör mevcut. akşam 8den sonra bakkalda ekmek bulamazsın, ama terör mevcut. ve buna bir çözüm bulunacağını sanmıyorum şu dakkadan sonra, ancak savaşılır gibime geliyor.
teröre alıştık gerçekten. hava gibi, su gibi oldu bizim için. nefret etsek de, bir yerde haberini duyduğumuz zaman zerre kadar şaşırmıyoruz. bu olayda daha da canımı sıkan şeyler var, birçok kişinin de olduğu gibi.
soğancığıma çivi gibi saplanan, ''bu tarz konulara derinden girmenin eşiğinden dönüyoruz'' dediğim olay ise çok çok kaba bir tabirle 'dinlerin düşmanlığı' mevzusu.
dünkü olayda müslüman rehinelerin bir kısmı salınıp, hristiyan ve yahudi olanlar kıyılmış acımasızca. Hizbullah ve El-Kaide gibi islami terör örgütlerinin daha evel birçok kez yaptığı gibi.
Haçlı Seferleri'nde, Gazze'de, Batı Şeria'da, Bosna'da, Irak'ta, Afganistan'da da yapılanların hiçbir farkı yok. hepsi başka kılıflara uydurulmuş olsa da, olayın çıkış noktası aynı.
herkes olaya 'dinlerin düşmanlığı' kabası ile bakıyor. peki, ben de öyle bakayım bu konuya.
bu husumet şu şekilde doğmuş olmalı ozaman;
''hayır, bizim dinimiz gerçek, sizinki yalan. banane, bizim kitabımız doğru. bizim gibi ibadet edilir, sizinki yanlış, ayıp sizin yaptığınız.'' gibi sürtüşmelerin kavgaya dönüşmesi, kavganın büyümesi, yanlışlıkla bir cinayet işlenmesi, kan davasına dönüşmesi...
yazıyı 'bilerek' çok yüzeysel yazıyorum. tehlikeli olduğunu belirtmiştim daha evel de, bana hak vereceksiniz umarım.
dinlerin doğuşu, amacı, gelişimi, olumlu veya olumsuz etkileri gibi mevzuları araştırmayı, öğrenmeyi, bunlar hakkında fikirler yürütebilmeyi geçmiş durumdayım. çünkü bunlar ancak olayın dışındaki, senine benim gibi, bu durumun ne kadar haybeye gelişmiş bir olay olduğunu düşünen, üzülen, geçen yüzyıllara 'yazık' diyen, bazı şeylerin gerçekten farkında olabilen kişilere ait bir olay. he tabiiki bir de bu işin tepesindeki adamlara...

işin kara mizahı; 'dinlerin düşmanlığı' dendiğinde ve de bu tarz olaylar haberlerde görüldüğünde, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da cahil bırakılmış ve de sürüye katılmış insanlığın, bu husumet yukarıda biraz da geyiğine yazdığım şekilde doğmuşçasına tavır takınması, olayı sadece bu şekilde değerlendirmesi. ve hatta içlerinde bunu böyle hissetmeleri. tanımadığımız 2 futbol takımının maçını seyretsek, müslüman olanı tutmazmıyız? hatta takımların birisinde 1 müslüman futbolcunun oynaması yeterli değil mi? hatta o adam bir de gol atarsa, koca hristiyan alemine atılmış bir gol olmaz mı bu? bu konu onlarda da böyle mi bilemiyorum. çünkü müslüman bir ülkenin vatandaşıyım, 25 yıldır da bu topraklarda, bu insanlarla yaşıyorum.
hatta ve hatta eminim ki bu olaylarda kullanılan kahraman mücahitler de bu şekilde kurmuşlar kendilerini. yani esas düşmanlık besledikleri mevzu bence gavurun mini eteği, boyalı saçı, göğüs dekoltesi, alkolü, kılı, yünü. ve tabiiki kendilerine ait kara çarşafa, türbana kıl olunması gibi basit mevzular.
sağlam kurmuşlar ama elemanları;

-bakın beyler, televizyona bakın, utanın. mini etekli hatunlara. şunlara bakın bi hele, göğüsleri dışarda resmen. bunlar bizim çarşafa göz dikti, yarın öbürsü gün senin karın da böyle giyecek bunlara kalsa, ayıp değil mi? yakışır mı bize? ayıp değil mi? nebiçim müslüman delikanlısınız siz?
- abi haklısın, tavoldum bak şimdi, öldürelim ipneleri. allah uleeen! (duvara yumruk ataraktan)
- akşama şu oteli basıp öldürürsünüz işte nekadarı varsa, koçlarım benim!

aslında olay bu olmasa bile, bu düzeyde diyebilirim. tabiiki bu benim kendi görüşüm.

bir an o oteldeki bir rehine olarak canlandırdım kendimi. şu olurdu heralde;

- diz çök, diz çök dedim. öldürecez seni. tüm hristiyanları öldürecez.

-abi dur bi, müslümanım ben.
- hadi len, bizi mi yiyon, diz çök!
- abi al, nüfus kağıdım. türküm ben, türkish, i'm türk. müslümanım, müslim. elhamdürillah müslim. please, abi bokunu yiyim.
-olm yalan söyleme, saçın uzun, ninja gibi de toplamışın, converse falan. nasıl müslümansın sen?
- abi allahıma müslümanım. aha dur abi dur, sünnetliyim ben, ordan anlarsın, dur abi, göstereyim, al!
- öfff, beyni suratıma sıçradı, havlu var mı Beşir?

her dinin hakkından, bir diğeri geliyor hep. dinsizin hakkından ise imansız!

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP